Yazı Boyutu:
Umudumuz Z Kuşağı
Dünya akıl almaz bir şekilde kalabalıklaşıyor, teknoloji ise daha hızlı gelişiyor. Türkiye bu hızlı teknolojik gelişmenin bir tık gerisinde kalıyor. Ülkemizdeki bu teknolojik gelişmeyi Y kuşağı ve özellikle Z kuşağı başlatacaktır.
Buna karşılık başta siyasiler olmak üzere herkes bu kuşakları acımasızca eleştiriyor ama, Y ve Z kuşağı gençliği teknolojik gelişme açısından büyük bir potansiyele sahiptir. Özellikle Z kuşağı açık vizyonu ile her şeyi yapabilir ve başarabilir. Bu gençler inovasyona uygun yapılarıyla sporun, müziğin, sanatın, üretimin, araştırmanın tartışmanın, dayanışmanın en iyisini, hatta siyasetinde en iyisini yapabilir.
Y ve Z kuşağı, sosyal medya platformlarını çok iyi kullanıyor. Bu özellik onlara, bilinçlendirme, farkındalık yaratma ve harekete geçirme konusunda büyük bir avantaj sunuyor. Sosyal medya üzerinden çeşitli yollarla geniş kitlelere kısa sürede ulaşabiliyorlar. Çevre sorunları başta olmak üzere, bir çok konuda toplumun dikkatini kolaylıkla çekiyorlar.
Süreç içerisinde Y ve Z kuşağı, teknolojiye ve bilime çok yakın ve yatkın. Bu kuşakların projeler geliştirebilme kapasiteleri çok yüksek. Bu kuşağın gençlerinin kendi inisiyatifleriyle toplumu geliştireceklerine inanın. Bu kuşağa inanırsanız, onlar siyasi katılımı artırmak için çok etkili çalışmalar yapabilir, yerel ihtiyaçları ve çözümleri tartışabilir, birlikte hareket edebilirler.
Sorumluluk taşıyan gençliğimiz çevre sorunlarına çözüm getirecek, sürdürülebilir projeler geliştirerek hem ekonomiye katkıda bulunabilir, hem de çevreyi koruyabilir nitelikte perspektife de sahiptirler. Sanat, müzik, edebiyat gibi alanlarda aktif olarak yer alarak, toplumun değerlerini ve bakış açısını geliştirebilirler ve kültürel üretimlerle, toplumsal dayanışmayı artırabilirler.
Türkiye bu gençlerin omuzlarında yükselecektir. Bizler bu gençlere güvenmeliyiz. Bu gençler, bilimden, hukuktan, adaletten, barıştan ve demokrasiden yana düşünceleri ile ülkenizin kaderini değiştirmeye hazırdır.
Ancak, Z kuşağının iki büyük sorununu çözmek gerekiyor. Yukarıda saydığımız bir çok avantajın yanında bu kuşakların kendi belleklerini kullanma ve hayal gücü konusunda eksiklikleri bulunuyor. Z kuşağının hafızasının büyük ölçüde dijital cihazlara bağımlı hale gelmesinin sonucu olarak kitaplarla değil, daha çok videolarla büyüdükleri için hayal gücünü geliştirme konusunda zorlanıyorlar.
Buna bağlı olarak çoklu iş yapabilme yeteneklerine sahip iken bu görevleri verimli ve mükemmel şekilde yerine getiremiyorlar. Yani, aynı anda birkaç işi yapabiliyorlar ama, bunları kaliteli bir şekilde tamamlamakta zorlanıyorlar.
Bu konuda yapılan bir araştırmada Rusya'da bulunan bir üniversite öğrencisi durumu şöyle açıklıyor; "Biz ördek gibiyiz. Yürüyebiliriz, uçabiliriz ve yüzebiliriz, ama bunların hiçbirini mükemmel yapamayız."
Çözüm, bu gençlerin çoklu görev yapabilme yeteneğini geliştirmeli ve bu işleri daha etkili gerçekleştirmelerine yardımcı olmalıyız. Bunu başardıklarında onların önünde kimse duramaz.
Yapay zekanın gelişme gösterdiği şimdilerde ve sonraki aşamalarda Z kuşağı yapay zeka ile doğrudan rekabet etmek zorunda kalacaktır. Onların bu rekabette başarılı olabilmeleri için, üç temel beceriyi geliştirmesi gerekiyor. Bunlar; sezgisel düşünme, empati ve hayal gücü. Bu üç beceriyi geliştirirlerse özellikle Z kuşağının gelecekte başarılı olma şansı büyük ölçüde artacaktır.
"Gençliği iyiye yönelten, insanlığı iyiye yöneltir." (Leibniz)
Dünya akıl almaz bir şekilde kalabalıklaşıyor, teknoloji ise daha hızlı gelişiyor. Türkiye bu hızlı teknolojik gelişmenin bir tık gerisinde kalıyor. Ülkemizdeki bu teknolojik gelişmeyi Y kuşağı ve özellikle Z kuşağı başlatacaktır.
Buna karşılık başta siyasiler olmak üzere herkes bu kuşakları acımasızca eleştiriyor ama, Y ve Z kuşağı gençliği teknolojik gelişme açısından büyük bir potansiyele sahiptir. Özellikle Z kuşağı açık vizyonu ile her şeyi yapabilir ve başarabilir. Bu gençler inovasyona uygun yapılarıyla sporun, müziğin, sanatın, üretimin, araştırmanın tartışmanın, dayanışmanın en iyisini, hatta siyasetinde en iyisini yapabilir.
Y ve Z kuşağı, sosyal medya platformlarını çok iyi kullanıyor. Bu özellik onlara, bilinçlendirme, farkındalık yaratma ve harekete geçirme konusunda büyük bir avantaj sunuyor. Sosyal medya üzerinden çeşitli yollarla geniş kitlelere kısa sürede ulaşabiliyorlar. Çevre sorunları başta olmak üzere, bir çok konuda toplumun dikkatini kolaylıkla çekiyorlar.
Süreç içerisinde Y ve Z kuşağı, teknolojiye ve bilime çok yakın ve yatkın. Bu kuşakların projeler geliştirebilme kapasiteleri çok yüksek. Bu kuşağın gençlerinin kendi inisiyatifleriyle toplumu geliştireceklerine inanın. Bu kuşağa inanırsanız, onlar siyasi katılımı artırmak için çok etkili çalışmalar yapabilir, yerel ihtiyaçları ve çözümleri tartışabilir, birlikte hareket edebilirler.
Sorumluluk taşıyan gençliğimiz çevre sorunlarına çözüm getirecek, sürdürülebilir projeler geliştirerek hem ekonomiye katkıda bulunabilir, hem de çevreyi koruyabilir nitelikte perspektife de sahiptirler. Sanat, müzik, edebiyat gibi alanlarda aktif olarak yer alarak, toplumun değerlerini ve bakış açısını geliştirebilirler ve kültürel üretimlerle, toplumsal dayanışmayı artırabilirler.
Türkiye bu gençlerin omuzlarında yükselecektir. Bizler bu gençlere güvenmeliyiz. Bu gençler, bilimden, hukuktan, adaletten, barıştan ve demokrasiden yana düşünceleri ile ülkenizin kaderini değiştirmeye hazırdır.
Ancak, Z kuşağının iki büyük sorununu çözmek gerekiyor. Yukarıda saydığımız bir çok avantajın yanında bu kuşakların kendi belleklerini kullanma ve hayal gücü konusunda eksiklikleri bulunuyor. Z kuşağının hafızasının büyük ölçüde dijital cihazlara bağımlı hale gelmesinin sonucu olarak kitaplarla değil, daha çok videolarla büyüdükleri için hayal gücünü geliştirme konusunda zorlanıyorlar.
Buna bağlı olarak çoklu iş yapabilme yeteneklerine sahip iken bu görevleri verimli ve mükemmel şekilde yerine getiremiyorlar. Yani, aynı anda birkaç işi yapabiliyorlar ama, bunları kaliteli bir şekilde tamamlamakta zorlanıyorlar.
Bu konuda yapılan bir araştırmada Rusya'da bulunan bir üniversite öğrencisi durumu şöyle açıklıyor; "Biz ördek gibiyiz. Yürüyebiliriz, uçabiliriz ve yüzebiliriz, ama bunların hiçbirini mükemmel yapamayız."
Çözüm, bu gençlerin çoklu görev yapabilme yeteneğini geliştirmeli ve bu işleri daha etkili gerçekleştirmelerine yardımcı olmalıyız. Bunu başardıklarında onların önünde kimse duramaz.
Yapay zekanın gelişme gösterdiği şimdilerde ve sonraki aşamalarda Z kuşağı yapay zeka ile doğrudan rekabet etmek zorunda kalacaktır. Onların bu rekabette başarılı olabilmeleri için, üç temel beceriyi geliştirmesi gerekiyor. Bunlar; sezgisel düşünme, empati ve hayal gücü. Bu üç beceriyi geliştirirlerse özellikle Z kuşağının gelecekte başarılı olma şansı büyük ölçüde artacaktır.
"Gençliği iyiye yönelten, insanlığı iyiye yöneltir." (Leibniz)






Halil Uçar
Yapmış olduğunuz bu güzel paylaşım: üzülerek belirtmek isterim ki; beklentiden öte gitmeyeceğini düşünüyorum. Faşizimle yönetilen ülkelerde toplum bireylerine düşünce üretme hakkı tanınmaz. 58 sene Türkiye'de ve 46 senede Almanya'da siyaset içerisinde bir uğraşım verdim. Bu iki ülke içerisindeki siyasi birikimlerimi 2009 yılından beri ülkeme vermeye çalışırken ilk karşılaştığım engel, ülkede var olan Muhalefet partileri daha kurumsal yapılarını tamamlayamamış olması, yukarıdaki güzel düşüncelerin yaşama geçirilmesinin önderliğine taşlar kuymakdadırlar. Bu olmayan muhalefet partilerin yanına birde ülkede var olan basını da eklememiz gerekir. Düşünce paylaşımı yapmak isterseniz 0543 642 33 98 numaradan ararsanız, ülkemizde var olan siyaseti ve olması gereken siyaseti sizlerle paylaşabilirim. Sevgi ve Saygılarımla