Dolar44.5959 TL
Euro52.1683 TL
Sterlin59.9877 TL
Aydın 11.9 °C
Açık

Sahtecilikte Çağ Atladık

  • 0
  • 442
Yazı Boyutu:
Sahtecilikte Çağ Atladık
Sahte ürün konusunda Çin ile yarışıyoruz. Ülkemizin her yerinde, kapalı kepenklerin ardında her şeyin sahtesini yapıyoruz. Ülkemiz sahte marka cenneti. Sahte ayakkabı, sahte gözlük, sahte çanta bir yana her şeyin sahtesine tanık olduk. Sahte savcı, sahte doktor, sahte imam, sahte et, sahte para, daha neler neler.
Sın yıllarda artan bir hızla, “Sahte Diploma Skandalı” olaylarına tanık oluyoruz. Sahte Diploma olayı sıradan bir suç dalgası değil. Görünen o ki, sahte diploma düzenleyenler devletin en mahrem sistemlerine sızmış, demokrasinin temeline dinamit yerleştirmiş, sistematik bir sahtekarlık sistemi kurmuş, adeta dijital işgal başlatmışlardır.
Gün geçmiyor ki devletin en üst yönetim kademelerinden çeşitli sektörlerde sahte diploma skandalının ardı arkası kesilmiyor. Bu durum sahteciliğin devletin en üst kademelerine kadar uzandığının en somut kanıtıdır. Sahte diploma olaylarının, ülkenin en kritik makamlarını dahi gölgelemesi, bu sahtecilik ve çürümenin ulaştığı tehlikeli boyutları gözler önüne sermektedir.
Sahte diploma, sahte kimlik, sahte pasaport ve sahte e-imza skandalları, doğrudan devlet krizidir. Zor şartlarda eğitim alan Türk gençliğinin alın terini çalan, Türk diplomalarının uluslararası düzeyde değersiz bir kâğıt parçasına çeviren bu sahtecilik düpedüz vatana ihanettir. İşin ilginç yanı, bu organize suç imparatorluğu, içeriden bürokratik ve siyasi bir destek olmadan başarılı olamayacağını herkes söylemektedir.
Devletin en mahrem dijital kalesi olan e-Devlet, bu çetelerin oyuncağı olmuş, sahte belgeler gerçekmiş gibi sisteme işlenmiştir.
Sahte unvanlarla hakim, savcı, doktor, mühendis ve öğretmen makamlarına yerleşenler, vatandaşımızın adalet, sağlık, eğitim ve sosyal haklarını doğrudan zedelemektedir. Sahte bir hâkimin verdiği ceza, sahte bir doktorun yaptığı ameliyat, sahte bir mühendisin inşa ettiği bina, sahte bir bürokratın yaptığı ihale ve benzerleri milletimize kurulan tuzaktır. Bu ahlaksız skandalın yıllar boyunca, devletin kılcal damarlarına sızmasına göz yuman veya bu durumu göremeyen kurumların yöneticileri, bağımsız mahkemelerde hesap vermek zorundadır.
Başta milletvekilleri olmak üzere, üst düzey bürokrat, diplomat ve akademisyenlerden başlamak üzere tüm diplomalar soruşturulmalı ve incelenmelidir. Denklikler itina ve dikkatle yeniden soruşturulmalıdır. Yurt dışında açılan sahte üniversitelerden mezun olanların diplomalarını hemen iptal edilmeli, bu diplomalar sayesinde elde ettikleri maddi çıkarlar faiziyle geri alınmalıdır. Başta Adalet Bakanlığı olmak üzere tüm resmî kurumlarda sahte diplomalarla görev yapan tüm çalışanlar tespit edilmeli, bunlar acilen kamudan uzaklaştırılmalı ve en ağır şekilde cezalandırılmalıdır.
Üniversiteler, MEB ve YÖK, sahte belgelerle unvan almış, profesörlük, öğretmenlik ve memurluk yapan kişileri en kısa sürede tespit etmeli, bu kişiler görevden uzaklaştırılıp gerçekten alın teri döken, liyakatli gençlerimize yer açılmalıdır.
Yıllardır devam eden sahte pasaport, diploma, kimlik ve E-Devlet sahteciliğini tespit edemeyen BTK, MİT ve Emniyet istihbaratın yöneticilerinden acilen hesap sorulmalıdır. Bu ya akıl almaz bir beceriksizlik ya da üstü örtülü içeriden bir iş birliği durumudur.
Vakit kaybetmeden güvenlik reformu yapmak şart olmuştur. Siber güvenlik kapasiteleri yeniden yapılandırılmalı, devlete sahte belgelerle sızan tüm sahteciler derhal tasfiye edilmelidir. Bu, sıradan, göz ardı edilebilecek bir adli durum değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığına yöneltilmiş açık bir tehdittir.
Bu sahtecilik olaylarından tek çıkış yolu, teknolojiyle, siber güvenlik önlemleriyle, liyakatle ve milletin bilgilendirilip eğitilmesiyle mümkündür. Diploma, kimlik ve seçmen kütükleri gibi halkı ilgilendiren kayıtlar derhal siber güvenlik koşullarında oluşturulmalı ve benzersiz bir şekilde korunmalıdır. E-Devlet, milletin güven kalesi olmalıdır. 21. yüzyılın lider Türkiye’sini, sahteciliğin değil, bilimin, liyakatin ve adaletin egemen olduğu bir geleceğe hazırlamak herkesin görevidir.
Sonuç olarak; kamudaki tüm diplomalar ve diğer belgeler kontrol edilmeli, bu anlamsız ve toplumsal barışı derinden etkileyen sahtecilik olaylarında hatası olan sorumlular derhal istifa etmeli, yıllardır süren bu ihanete göz yuman ya da ihmali bulunan tüm ilgili kişiler konumu ne olursa olsun derhal görevlerinden çekilmeli, el çektirilmelidir. Ülkemizin düzlüğe çıkması ve sosyal barışın sağlanması için başka yol yoktur.
“Doğru olan şeyi görmek, fakat bunu yapmamak cesaretsizliktir.” (Konfiçyus)
YORUM YAZ
Whatsapp İhbar Hattı