Dolar44.5959 TL
Euro52.1683 TL
Sterlin59.9877 TL
Aydın 11.9 °C
Açık

Kirazlı'da Bir Çevre Savaşçısı

  • 1
  • 430
Yazı Boyutu:
Kirazlı'da Bir Çevre Savaşçısı
12 Eylül öncesi devrimci olmak ve mücadele içinde olmak her baba yiğidin harcı değildi. Çok kişi ağır bedeller ödedi. Kimi canından oldu, kimi işinden, kimi okulundan, kimi geleceğinden.
O, eşi ile birlikte 12 Eylül darbesinin muhatabı ve mağduru olarak döndüğü Kuşadası'nda belediyeden kiraladığı yerde kurdukları, "Cumhuriyet Kitap Kulübü" ile hayata tutundu. 12 Eylül zihniyeti nedeniyle ödedikleri bedel sonrasında geldikleri Kuşadası'nda faşist polisin devam eden tacizlerine rağmen kitap satarak yaşantısını devam ettirdi.


12 Eylül öncesinden gelen devrimci duruş ile sol tandanslı partilerin kuruluş süreçlerinde yer aldı. Siyasetçi olarak görev almasa da sonrasındaki dönemde sol hareketin her aşamasında ve her hak arayışında yer aldı.
Hayatın her türlü acısının tadını aldı. Babasının ve erkek kardeşinin kansere yenik düşmesi onda travmalar oluşturdu. Ama asıl travmayı üniversite yıllarında içinde bulunduğu anarşi ortamında çok sıradanlaşan genç ölümlere tanıklık etmekle yaşadı. Neredeyse her gün yakınlarından birileri ölüyordu. Hem üzülüyor, hem de mücadele direncini artırıyordu. Her tanıdık ölüm sonrası mücadele için güçleniyordu. Yakından tanıdığı çok sayıdaki arkadaşı, ya faşistler tarafından ya da işkencelerde öldürüldü. Kendisi de 12 Eylül sonrası işkenceli sorgulamalara çekildi.
Ana onun hayatını alt üst eden olay, 2003 yılında, adeta elinde büyüttüğü, kardeş değil, oğlu gibi gördüğü, sırdaşı, arkadaşı, sırtını dayadığı erkek kardeşi Suat'ın, 39 yaşında kanserden ölümüydü. Onun gibi her yaşta pek çok ölüme tanıklık etse de bu farklı bir acıydı.
12 Eylül sonrası işkenceli sorgulamalarda arkadaşlarını kaybetti. Ama devrimcileri yok etmek üzere kurulmuş 12 Eylül darbesine de direndi, savaştı, bedel ödedi.
12 Eylül'den yıllar sonra, darbeci generallerden Tahsin Şahinkaya yanında bir grup arkadaşıyla köy sofrasına gelip yiyip içtikten sonra iş yerinin sahibiyle tanışmak ister. Bunun üzerine dışarı çıkıp kendisiyle tanışmak isteyen Tahsin Şahinkaya'yı görünce şaşırır, eli ayağına dolaşır. Yıllar önce onu idam etmek isteyen adam tam karşısında duruyordu.
Darbeci General Tahsin Şahinkaya ona hitaben;
"Sizi tebrik ederim. Nereden aklınıza geldi köyde böyle cennet gibi bir yer yaratmak" der.
O şaşkındır, içinden, "Müdahale ermeseydiniz Türkiye'yi de cennet gibi yapacaktık" demek geçer ama diyemez.
Onlar ne yaptığını biliyordu. 12 Eylül öncesi yaşananlar basit bir sağ sol çatışması değildi. Bütün bir halkı teslim almaya yönelik faşist saldırılara karşı, devrimci anlayışla sürdürdükleri büyük bir direniş mücadelesiydi. Köy sofrasına gelen darbecilere karşı da bu mücadelenin verdiği sorumlulukla davrandı.
Kirazlı köyünde 1992 yılında kardeşinin kurduğu Kirazlı Köy Sofrasını kardeşinin ölümünden sonra işletmeye başladı. Dik duruşu ve mücadeleci yapısıyla Kirazlı Köyü için şimdiye kadar kimsenin veremediği emeği verdi.
Daha o yıllarda Kirazlı Köyü'nün yaşam alanlarını korumak için Kuşadası Belediyesi'nin, köyün su kaynaklarını el koyma girişimi karşısında dimdik durdu. Belediyeye karşı bu mücadeleyi kazanan Kirazlı Köyü'nün, o günden bugüne mücadelesi hiç bitmedi. Kendi köyünde ve yakın çevresinde, "Kirazlı Ekolojik Yaşam Derneği" öncülüğünde onlarca taş ocağı, kömür madeni ve diğer maden işletmelerine karşı mücadele yürüttü ve kazandı. Çevre mücadelesi doğrultusunda hemen her yerdeki çevre mücadelesine sonuna kadar destek verdi.
Kurucusu olduğu, "Kirazlı Ekolojik Yaşam Derneği" olarak ekolojik mücadelenin bu çevredeki merkezi oldu.
Buna bağlı olarak; köyündeki su kaynaklarına sahip çıktı, yerüstü ve yeraltı su dengesinin korunması için hep en önde yer aldı. Kuşadası'nın doğasını yok edecek olan her türlü inşaata karşı eylem koydu. Kendi coğrafyasında bulunan ormanlık ve makilik alanların bir şekilde yok edilmesine karşı durdu.
Kirazlı ve çevresinde açılmak istenen kömür madeni, taş ocağı ve benzeri maden işletmelerinin engellenmesi ve alınan ruhsatların iptal ettirilmesi konusunda emek verdi, köylüyü bilinçlendirip birlikte engel oldular.
Yüzlerce dönümlük kiraz bahçeleri ve orman alanlarında acil kamulaştırma ile GES kurulmasının engellenmesinde belirleyici rol oynadı. Kirazlı Köyünün hemen altında yer alan Değirmendere mevkinde ve Gökçealan Köyünde jeotermal açılmasına karşı yürütülen mücadelede yine en öndeydi.
Büyükşehir Kanunu sonrasında köylerin mahalle yapılmasına ve bazı haklarının kaybedilmesine karşı yoğun bir mücadele yürüttü.
O, tüm bunların dışında, yakın uzak demeden bir çok yerde direniş hareketlerine destek verdi. Ekoloji ve yaşam mücadelesi içinde olmaktan her zaman mutlu ve gururlu oldu.
Köye yerleştiği İlk andan itibaren yerel tohumlar, organik üretim konularında bilinçli üretici olarak örnek ve öncü oldu. Devrimci kimliği ile verdiği mücadelede birleştirici olmaya özen gösterdi. Dostluktan ve barıştan yana olmaktan hiç vazgeçmedi.
Çalışanların ve emeklilerin haklı mücadelesine her zaman destek verdi, emeğin en yüce değer olduğu bilinciyle hareket etti. Eğitim, sağlık, hukuk ve sorun olduğunu hisettiği tüm alanlarda direnişçilerle kol kola mücadele verdi. Soğuk sıcak, yağmur çamur demeden her mücadele alanında varlığını hissettirdi.
O bir mücadele adamıydı. O hepimizin bildiği, yakından tanıdığı, devrimci dostumuz Nihat Fırat'tır. Verdiği hak mücadelesi ve savaşı nedeniyle kendisini saygıyla selamlıyoruz.
"Emek olmadan hiç bir şey yetişmez." (Sofokles)
Yorumlar (1)
  • Akay İncili

    Akay İncili

    Nihat hocama 1996 yılında tanıdım, o zaman Kuşadası merkez de Akdoğan pasajında dükkanı vardı mert onurlu duruşu ile hepimize önderlik yapmıştır.

    04 Şubat 2025 10:16:58
YORUM YAZ
Whatsapp İhbar Hattı