Yazı Boyutu:
Cumhuriyet Bayramı ve Gazi Mustafa Kemal
16 Mayıs 1919’da başlayan Türk ulusunun kurtuluş mücadelesi 30 Ağustos 2022 tarihindeki Büyük Zafer ile tamamlanmış, 29 Ekim 1923’te cumhuriyetin ilanı ile taçlanmıştır. Çöken bir imparatorluğunun yıkıntılarından yeni bir ülke yaratan Gazi Paşa, milleti ile birlikte büyük bir devrim yaratmıştır. Cumhuriyetimizin ilanının 102. yıl dönümünü, büyük bir gurur ve coşkuyla kutladık. Cumhuriyetin Türk ulusuna neler kattığını, onu nereden nereye getirdiğini halen bilmeyenler var.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurulan Cumhuriyet, Türk milletinin bağımsızlık iradesinin, çağdaşlaşma kararlılığının ve özgürlük tutkusunun en güçlü ifadesidir.
Cumhuriyet, bizlere yalnızca bir yönetim biçimi değil; adaletin, eşitliğin, bilimin ve insan onurunun teminatı olan bir yaşam biçimi sunmuştur.
Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtuluş mücadelesini ve arkasından gelen aydınlanma ile kalkınma mücadelesi üzerinde tüm dünyada çeşitli yayınlar yapılmış, kitaplar yazılmış, araştırmalar yapılmış, dünya liderleri övgüyle söz etmiştir.
Bu onurlu yolun anlaşılması için farklı bir örnek verelim.
Osmanlı’nın yıkılması için uğraşan, Türk ulusunun onurlu Kurtuluş Mücadelesini karşısında olan ABD’de 1980 yılında 31 Temmuz tarihinde yayınlanan bir askeri strateji dergisinde şu satırlara yer verilmiştir. Toplamda dört sayfalık Mustafa Kemal Atatürk için yapılan analizin özeti:
“Bütün bu olayların ışığında sonuç olarak şu gerçeği çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Modern Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, ABD’nin kurucusu ve Amerikan bağımsızlığının önderi George Washington, özgürlüklerimizin ve insan haklarımızın hamisi ve birleştiricimiz Abraham Lincoln; bu ikisinin yanına demokrasi şövalyemiz Franklin D. Roosvelt’i de alın, üzerine bir de efsane başkanımız John F. Kennedy’i de ekleyin. İşte Atatürk bu bileşimin tümünden daha fazla şey ifade etmektedir.”
Bu arada, Modern Hindistan’ın kurucusu ve özgürlük savaşçısı, Efsane Lider Mahatma Gandhi, Gazi Mustafa Kemal için aynen şunları söylemiştir;
“Mustafa Kemal Atatürk, Türk Kurtuluş ve Bağımsızlık Savaşını kazanmadan önce Tanrının İngiliz olduğunu düşünürdük.”
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk için benzer ifadeleri bir çok yabancı yayında bulabilirsiniz. Hem askeri alanda, hem de siyasi alanda çok büyük başarılar elde etmiş, bir ulusu yok olmaktan kurtarmış Atatürk her türlü övgüyü hak etmektedir.
Bugün bizlere düşen en büyük sorumluluk, bu değerlere sahip çıkarak gelecek kuşaklara daha güçlü bir Türkiye bırakmaktır. Hem de ülkemizde bulunan cumhuriyet düşmanlarına inat.
Başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Cumhuriyetimizin kurulmasında emeği geçen tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyor; milletimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyoruz, nice yüz yıllara.
“Bir ulusun hayatında bu kadar az sürede bu denli kökten değişiklik pek seyrek gerçekleşir. Bu olağanüstü işleri yapanlar, hiç kuşkusuz kelimenin tam anlamıyla büyük adam niteliğine hak kazanmışlardır. Ve bundan dolayı Türkiye övünebilir.” (Eleftherios Venizelos)
16 Mayıs 1919’da başlayan Türk ulusunun kurtuluş mücadelesi 30 Ağustos 2022 tarihindeki Büyük Zafer ile tamamlanmış, 29 Ekim 1923’te cumhuriyetin ilanı ile taçlanmıştır. Çöken bir imparatorluğunun yıkıntılarından yeni bir ülke yaratan Gazi Paşa, milleti ile birlikte büyük bir devrim yaratmıştır. Cumhuriyetimizin ilanının 102. yıl dönümünü, büyük bir gurur ve coşkuyla kutladık. Cumhuriyetin Türk ulusuna neler kattığını, onu nereden nereye getirdiğini halen bilmeyenler var.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kurulan Cumhuriyet, Türk milletinin bağımsızlık iradesinin, çağdaşlaşma kararlılığının ve özgürlük tutkusunun en güçlü ifadesidir.
Cumhuriyet, bizlere yalnızca bir yönetim biçimi değil; adaletin, eşitliğin, bilimin ve insan onurunun teminatı olan bir yaşam biçimi sunmuştur.
Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtuluş mücadelesini ve arkasından gelen aydınlanma ile kalkınma mücadelesi üzerinde tüm dünyada çeşitli yayınlar yapılmış, kitaplar yazılmış, araştırmalar yapılmış, dünya liderleri övgüyle söz etmiştir.
Bu onurlu yolun anlaşılması için farklı bir örnek verelim.
Osmanlı’nın yıkılması için uğraşan, Türk ulusunun onurlu Kurtuluş Mücadelesini karşısında olan ABD’de 1980 yılında 31 Temmuz tarihinde yayınlanan bir askeri strateji dergisinde şu satırlara yer verilmiştir. Toplamda dört sayfalık Mustafa Kemal Atatürk için yapılan analizin özeti:
“Bütün bu olayların ışığında sonuç olarak şu gerçeği çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Modern Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, ABD’nin kurucusu ve Amerikan bağımsızlığının önderi George Washington, özgürlüklerimizin ve insan haklarımızın hamisi ve birleştiricimiz Abraham Lincoln; bu ikisinin yanına demokrasi şövalyemiz Franklin D. Roosvelt’i de alın, üzerine bir de efsane başkanımız John F. Kennedy’i de ekleyin. İşte Atatürk bu bileşimin tümünden daha fazla şey ifade etmektedir.”
Bu arada, Modern Hindistan’ın kurucusu ve özgürlük savaşçısı, Efsane Lider Mahatma Gandhi, Gazi Mustafa Kemal için aynen şunları söylemiştir;
“Mustafa Kemal Atatürk, Türk Kurtuluş ve Bağımsızlık Savaşını kazanmadan önce Tanrının İngiliz olduğunu düşünürdük.”
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk için benzer ifadeleri bir çok yabancı yayında bulabilirsiniz. Hem askeri alanda, hem de siyasi alanda çok büyük başarılar elde etmiş, bir ulusu yok olmaktan kurtarmış Atatürk her türlü övgüyü hak etmektedir.
Bugün bizlere düşen en büyük sorumluluk, bu değerlere sahip çıkarak gelecek kuşaklara daha güçlü bir Türkiye bırakmaktır. Hem de ülkemizde bulunan cumhuriyet düşmanlarına inat.
Başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Cumhuriyetimizin kurulmasında emeği geçen tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyor; milletimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyoruz, nice yüz yıllara.
“Bir ulusun hayatında bu kadar az sürede bu denli kökten değişiklik pek seyrek gerçekleşir. Bu olağanüstü işleri yapanlar, hiç kuşkusuz kelimenin tam anlamıyla büyük adam niteliğine hak kazanmışlardır. Ve bundan dolayı Türkiye övünebilir.” (Eleftherios Venizelos)





