Yazı Boyutu:
Aydın’da Yağmur, Çerçioğlu ve ASKİ
Aydın ili 2013’te yapılan kanun değişikliği ile Büyükşehir Belediye statüsüne kavuştu. O günden bugüne Büyükşehir Belediye Başkanı olan Ö. Çerçioğlu giderek kan kaybederek bu günlere geldi. Bir farkla; onu var eden CHP’yi yok sayarak, ona oy veren yüzbinlerin iradesini yok sayarak son tahlilde Akp’li oldu. İnsan bu, beşer şaşar.
Aydın ili Büyükşehir olunca daha iyi hizmet alacağız diye sevinmiştik. Aradan geçen zaman içinde gelmeyen hizmetler nedeniyle hevesimiz kursağımızda kalmıştı. Aydın ilini seven ve iyi bir kentte yaşamak isteyen biri olarak uzun zamandır Ö. Çerçioğlu’nu eleştiriyor, eleştirdiğimiz için hain ilan ediliyorduk. Geldiğimiz nokta bizim ne kadar haklı olduğumuzu gösterdi. Keşke yaşadığımız kent yeterli hizmeti alsaydı ve biz haksız olsaydık.
Küresel iklim değişikliğinin en çok etkilediği ülkelerden birisi Türkiye. Buna bağlı olarak son yıllarda kuraklık kendisini derinden hissettiriyor. Ya hiç yağmur yağmıyor, ya da dengesiz yağıyor. Üstelik hem Afad, hem meteoroloji, hem de yerel yönetimler her yağmur öncesi uyarı veriyor.
Dün sabah saatlerinde Kuşadası çevresinde başlayan yağış zamanla diğer ilçelerde de etkili oldu. Toplam yağış miktarı metrekareye 20 kilogram civarında idi. (Bu miktar ekstrem bir değer değildir.)
Kuşadası, İncirliova ve Efeler ilçesinde dün gerçekleşen yağışlar vatandaşların hayatını olumsuz etkiledi. Özellikle Kuşadası Söke yolu üzerinde yağmur nedeniyle su birikintileri oluştu, trafikteki bazı araçlar yolda kaldı. Her zaman olduğu gibi Süleyman Demirel Bulvarı üzerinde bulunan üst geçit sular altında kaldı. İncirliova ilçesinde sokaklar göle döndü. Efeler ilçesinde kurulan Salı Pazarı içinden dereler aktı. Daha neler neler.
Nedense her yağmur yağdığında aynı sorunla karşılaşan vatandaşlar Aydın Büyükşehir Belediyesine rahmet okudu. Oluşan problemin çözümü için defalarca belediyeyle görüştüklerini ifade eden vatandaşlar, Başkan Çerçioğlu’nun bu soruna eğilmesi için çağrı yaptı. Ancak, Ö. Çerçioğlu algı için bakan ağırlamaktan, kendisi gibi parti değiştirmeyen başkanlara düşmanlık yapmaktan halka hizmete zaman bulamıyor ki, sorunlara çözüm bulsun.
Her yağmurda benzer manzarayla karşılaşan halk neden bu sorunlara çözüm bulunmadığını merak ediyor. Çok zor değil çünkü. İşin özü, sadece mühendislik meselesi.
2000 yılında, hem de Temmuz ayında sekiz gün Fransa’nın başkenti Paris’te kaldık. Yedi gün boyunca durmadan yağmur yağdı. Ne bir çamur, ne bir sokak deresi gördük. Altyapı mükemmel yapılmıştı. Biz de ise mühendislik hak getire. Planlama ve vizyon hak getire.
Konuya biraz bilimsel yaklaşalım.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü her yıl istatistik verileri yayınlar. Üstelik bu veriler yaklaşık 80 yıllık dönemi içerir. Hangi istasyon bölgesine yıllık ne kadar yağış düşer. Bu yağışın mevsimsel ve aylık dağılımı nasıldır. Ekstrem yağış miktarı ne kadardır. Vs, vs. Bu verilere dayanarak ilimizde yağış durumu, yağışın günlük veya aylık dağılışı, akışa geçecek su miktarı, hangi derelerden ne kadar su akacağı gibi bilgiler elde edilebilir.
Liyakat sahibi yetkililer, mühendisler, ASKİ yönetim kurulu üyeleri bu verilerden yola çıkarak nereye rögar yapılacağını, yağmur ızgaralarının nereye ne ölçüde konulacağını, nereye hangi çapta boru koyulacağını hesaplayabilir. Tek şart, liyakat.
İşte o liyakat bizde yok. İlçelerin nüfus hareketliliğini göz önüne alamayan, yaz ve kış nüfusuna göre hesaplama yapamayan, yağmur suyunu kanalizasyon sisteminden ayıramayan, kin ile belediye yöneten, ameliyat gereken durumlarda yara bandı yapıştıran bir anlayış ile yönetiliyoruz.
Bilboardlarda, “Şu kadar boru döşedik” demekten başka bir şey bilmeyenler için söyleyecek bir sözümüz yok. Boru döşediniz; özelliği, çapı, kullanım amacı farklı olan bu boruları tek kalemde göstermek acizliğin göstergesidir.
Sonuç olarak, Ö. Çerçioğlu bu yağmurda da ASKİ ile birlikte sınıfta kalmıştır. Ö. Çerçioğlu Kuşadası’nda ranta geçit yok diye yazacağına, Kuşadası’na ve diğer ilçelere hizmet etsin, insanlara insan onuruna yakışan yaşam ortamı sağlasın.
"İnsan ancak olabildiğince az yalan söylediğinde olabildiğince az yalan söylemiş olur; yoksa olabildiğince az yalan söyleme fırsatını bulduğunda değil." (Franz Kafka)
Aydın ili 2013’te yapılan kanun değişikliği ile Büyükşehir Belediye statüsüne kavuştu. O günden bugüne Büyükşehir Belediye Başkanı olan Ö. Çerçioğlu giderek kan kaybederek bu günlere geldi. Bir farkla; onu var eden CHP’yi yok sayarak, ona oy veren yüzbinlerin iradesini yok sayarak son tahlilde Akp’li oldu. İnsan bu, beşer şaşar.
Aydın ili Büyükşehir olunca daha iyi hizmet alacağız diye sevinmiştik. Aradan geçen zaman içinde gelmeyen hizmetler nedeniyle hevesimiz kursağımızda kalmıştı. Aydın ilini seven ve iyi bir kentte yaşamak isteyen biri olarak uzun zamandır Ö. Çerçioğlu’nu eleştiriyor, eleştirdiğimiz için hain ilan ediliyorduk. Geldiğimiz nokta bizim ne kadar haklı olduğumuzu gösterdi. Keşke yaşadığımız kent yeterli hizmeti alsaydı ve biz haksız olsaydık.
Küresel iklim değişikliğinin en çok etkilediği ülkelerden birisi Türkiye. Buna bağlı olarak son yıllarda kuraklık kendisini derinden hissettiriyor. Ya hiç yağmur yağmıyor, ya da dengesiz yağıyor. Üstelik hem Afad, hem meteoroloji, hem de yerel yönetimler her yağmur öncesi uyarı veriyor.
Dün sabah saatlerinde Kuşadası çevresinde başlayan yağış zamanla diğer ilçelerde de etkili oldu. Toplam yağış miktarı metrekareye 20 kilogram civarında idi. (Bu miktar ekstrem bir değer değildir.)
Kuşadası, İncirliova ve Efeler ilçesinde dün gerçekleşen yağışlar vatandaşların hayatını olumsuz etkiledi. Özellikle Kuşadası Söke yolu üzerinde yağmur nedeniyle su birikintileri oluştu, trafikteki bazı araçlar yolda kaldı. Her zaman olduğu gibi Süleyman Demirel Bulvarı üzerinde bulunan üst geçit sular altında kaldı. İncirliova ilçesinde sokaklar göle döndü. Efeler ilçesinde kurulan Salı Pazarı içinden dereler aktı. Daha neler neler.
Nedense her yağmur yağdığında aynı sorunla karşılaşan vatandaşlar Aydın Büyükşehir Belediyesine rahmet okudu. Oluşan problemin çözümü için defalarca belediyeyle görüştüklerini ifade eden vatandaşlar, Başkan Çerçioğlu’nun bu soruna eğilmesi için çağrı yaptı. Ancak, Ö. Çerçioğlu algı için bakan ağırlamaktan, kendisi gibi parti değiştirmeyen başkanlara düşmanlık yapmaktan halka hizmete zaman bulamıyor ki, sorunlara çözüm bulsun.
Her yağmurda benzer manzarayla karşılaşan halk neden bu sorunlara çözüm bulunmadığını merak ediyor. Çok zor değil çünkü. İşin özü, sadece mühendislik meselesi.
2000 yılında, hem de Temmuz ayında sekiz gün Fransa’nın başkenti Paris’te kaldık. Yedi gün boyunca durmadan yağmur yağdı. Ne bir çamur, ne bir sokak deresi gördük. Altyapı mükemmel yapılmıştı. Biz de ise mühendislik hak getire. Planlama ve vizyon hak getire.
Konuya biraz bilimsel yaklaşalım.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü her yıl istatistik verileri yayınlar. Üstelik bu veriler yaklaşık 80 yıllık dönemi içerir. Hangi istasyon bölgesine yıllık ne kadar yağış düşer. Bu yağışın mevsimsel ve aylık dağılımı nasıldır. Ekstrem yağış miktarı ne kadardır. Vs, vs. Bu verilere dayanarak ilimizde yağış durumu, yağışın günlük veya aylık dağılışı, akışa geçecek su miktarı, hangi derelerden ne kadar su akacağı gibi bilgiler elde edilebilir.
Liyakat sahibi yetkililer, mühendisler, ASKİ yönetim kurulu üyeleri bu verilerden yola çıkarak nereye rögar yapılacağını, yağmur ızgaralarının nereye ne ölçüde konulacağını, nereye hangi çapta boru koyulacağını hesaplayabilir. Tek şart, liyakat.
İşte o liyakat bizde yok. İlçelerin nüfus hareketliliğini göz önüne alamayan, yaz ve kış nüfusuna göre hesaplama yapamayan, yağmur suyunu kanalizasyon sisteminden ayıramayan, kin ile belediye yöneten, ameliyat gereken durumlarda yara bandı yapıştıran bir anlayış ile yönetiliyoruz.
Bilboardlarda, “Şu kadar boru döşedik” demekten başka bir şey bilmeyenler için söyleyecek bir sözümüz yok. Boru döşediniz; özelliği, çapı, kullanım amacı farklı olan bu boruları tek kalemde göstermek acizliğin göstergesidir.
Sonuç olarak, Ö. Çerçioğlu bu yağmurda da ASKİ ile birlikte sınıfta kalmıştır. Ö. Çerçioğlu Kuşadası’nda ranta geçit yok diye yazacağına, Kuşadası’na ve diğer ilçelere hizmet etsin, insanlara insan onuruna yakışan yaşam ortamı sağlasın.
"İnsan ancak olabildiğince az yalan söylediğinde olabildiğince az yalan söylemiş olur; yoksa olabildiğince az yalan söyleme fırsatını bulduğunda değil." (Franz Kafka)






Saniye Erik
Yazdıklarınızda çok haklısınız. Hepsine katılıyorum. Şehrimize baktığımızda, özellikle son yıllarda çok ihmal edilmiş olduğunu gõrebiliyoruz. Yağmur yağdığında Aydın Lisesi, Gazipaşa Ortaokulu, Ekrem Çiftçi İlköğretim okullarının olduğu tarafta caddeler suyla tamamen kaplanıyor geç geçebilirsen. Bunu düzeltmek çok mu zor? Hayır bence ihmal ya da sorunu görememek. Temizlik işleri de düzgün yapılmıyor. Caddelere ne zaman baksam çöp, izmarit dolu. Bunun için caydırıcı önlem almak çok mu zor? Umarım güzel Aydın'ımız hakkettiği yöneticilerine en kısa zamanda kavuşur ve biz Aydın halkı temiz ve güzel bir şehirde yaşamanın mutluluğuna erişiriz. Saniye ERIK
Tahir Ertüzün
Mühendislik çalışmalarının sonucunda yapılan yağmur rögarlarının yaz aylarında hiçbir şekilde temizliğinin yapılmaması da bu olumsuz olayları yaşamamıza neden oluyor.