Yazı Boyutu:
Aydın'da Deprem ve Kentsel Dönüşüm
Aydın ve ilçeleri birinci dereceden deprem bölgesinde yer alıyor. Tarihte çok güçlü depremler yaşanan bölgede deprem önlemleri ne yazık ki istenen seviyede değil.
2019 yılında Adnan Menderes Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Günver Güneş, Doç. Dr. Aysun Sarıbey Haykıran ve araştırmacı yazar olarak benim konuşmacı olarak yer aldığımız panelde 1899 Denizli Aydın Depreminin 120 yılında depremi konuşmuştuk. Aydın Bölgesi’nde yaşanan depremin günümüze ışık tuttuğunu ve unutulmaması gerektiği aktarmıştık.
Aradan geçen altı yıla, bu süreçte yaşanan Kuşadası ve Maraş depremlerine rağmen bir arpa boyu yol alamadık. Yine ölenler öldü, biz ölenlerin arkasından kader dedik ve hiç bir ders almadık.
O günlerden günümüze depremle ilgili konferanslar verildi, program çekimleri yapıldı, tartışıldı, yeni kanun ve yönetmelikler yayınlandı, ana hiç bir şey değişmedi. Yine kurallara aykırı binalar yapıldı, yine küçük depremlerde bile binalar yıkıldı. Devletin imar aflarıyla verdiği oturma ruhsatları anlamsız kaldı.
ülkemizdeki bina stoğunun büyük bölümünün depreme dayanıksız olduğu düşünülürse halimiz içler acısı. Ama bu işi tek başına ne devlet çözebilir, ne de vatandaş, ne de yerel yönetimler. Devlet mevcut ekonomik yapısıyla bu kadar bina ile uğraşamaz ve sorun çözülemez.
Aydın Efeler ilçesine bakalım.
Adnan Menderes Bulvarında o günün şartlarında ve teknolojisinde 7 kat imar verilmiş. Kaç senesinde, 70-80'li yıllar. Tüm binalar bu tarihlerde yapıldı. Aynı şekilde Efeler İlçesindeki en eski bulvar olan Gazi Bulvarı da aynı türden bina stoğuna sahip. Özellikle Batı Gazi Bulvarı eski binalar yönünden öne çıkıyor. Zaten Efeler'in % 80'i eski bina. Batı Gazi Bulvarı'nda kız enstitüsüne kadar olan binalar hepsi eski. Bu binalar eski ama sahipleri elden çıkarmak istemez. Çünkü bu iki bulvar ve bağlantılı çevresi şehrin kalbi konumunda. Buraları en kalabalık ve en işlek bulvarlar.
Sadece buraları mı? Elbette hayır. Son zamanlarda çok sayıda resmi kurum binası yıkıldı. Ama sorun bitti mi? Mesela, il çevre şehircilik müdürlüğü binası depreme dayanıklı mı? Vardar işhanı, Sabuncuoğlu iş hanı, Esko depreme dayanıklı mı? Sanmıyorum. Buralarda binlerce esnaf var, yaşayan insanlar var, çarşı pazar dolaşanlar var.
Zaten yüksek katlı olan bu bölgedeki binaları geri dönüşüme sokmak zor, ama olanaksız değil. Yapılacak bir imar değişikliği ile bu alanlarda, ada boyutunda yapılacak kentsel dönüşümlerde 14-15 kat imar izni verirseniz sorun bir kaç yılda çözülür ve herkes mutlu olur. Belediyeler inşaat ruhsatlarından ve diğer harçlardan kazanır, ev sahipleri evleri yenileneceği için kazanır, müteahhitlik firmaları da, onlarla iş yapanlar da kazanır. 14-15 kat çok diyebilirsiniz, Aykonut projesinde, La Perla Projesinde, ve daha bir çok rezidans projelerinde bu yükseklikler verildi, sorun oluşturmaz. Deprem konusunda da ona göre beton ve kazık sistemi kullanılır, tıpkı deprem bölgesi olan İzmir'de olduğu gibi. Mühendisler C50 beton kullanarak betonarmeyi de kolaylıkla çözer, çift bodrum sistemini de, başka sorunları da. Bir çok müteahhitlik firması %50 ile bu işleri yapmak için sıraya girer.
Böyle yapılırsa 3-5 yılda bu alanlarda eski bina kalmaz, hepsi yenilenir, depreme dayanıklı olur, kentsel dönüşüm ivme kazanır. Batı Gazi Bulvarı üzerinde bazı yerler SİT olarak gözükmektedir. Buraları belediye ve devlet alır ve kendisi yeniler, böylece sorun kalmaz. Devlet yapamıyorsa, imar planında yapacağı değişiklik ile 4-5 kat imarlı şekilde halk müteahhide verilir, halk kendi depreme dayanıklı malının sahibi olur.
Bu topraklarda binlerce yıl çok sayıda medeniyet kurulmuş ve burada yaşamışlar. Bundan sonra da yaşamaya bizler ve bizden sonra gelecek olanlar yaşamaya devam edecektir. Elbette, uygun şartlar hazırlanırsa depremlerde kimsenin burnu bile kanamadan binlerce yıl daha bu topraklarda yaşarız.
Benzer imar planı değişiklikleri 6 Şubat depremi sonrasında Kayseri, Malatya, Antalya, Adana, Antep, Adıyaman ve Hatay çevrelerinde uygulandı. Şimdi oralarda 20 katlı binalar var. Yani, eski şehri yerinden kaldıramıyorsan, çözüm bulacaksınız. Herkesin malı değerli ve kendisi için önemlidir. Halkın malını ve canını korumak gerekir. Böylece, şehir, modern ve sağlıklı olur.
Sorun belli, çözüm belli, ama çözecek irade gerekiyor. Bu iradeyi gösterebilecek yönetim var mı? Göreceğiz. Biz örneği Efeler ilçesi özelinde verdik ama, tüm ilçelerde benzer sorunlar var. Ama çözecek irade var mı? Bunu zaman gösterecek.
"Doğaya karşı işlenen bir suçun öcü, insan adaletinden daha zorlu olur." (Dostoyevski)
Aydın ve ilçeleri birinci dereceden deprem bölgesinde yer alıyor. Tarihte çok güçlü depremler yaşanan bölgede deprem önlemleri ne yazık ki istenen seviyede değil.
2019 yılında Adnan Menderes Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Günver Güneş, Doç. Dr. Aysun Sarıbey Haykıran ve araştırmacı yazar olarak benim konuşmacı olarak yer aldığımız panelde 1899 Denizli Aydın Depreminin 120 yılında depremi konuşmuştuk. Aydın Bölgesi’nde yaşanan depremin günümüze ışık tuttuğunu ve unutulmaması gerektiği aktarmıştık.
Aradan geçen altı yıla, bu süreçte yaşanan Kuşadası ve Maraş depremlerine rağmen bir arpa boyu yol alamadık. Yine ölenler öldü, biz ölenlerin arkasından kader dedik ve hiç bir ders almadık.
O günlerden günümüze depremle ilgili konferanslar verildi, program çekimleri yapıldı, tartışıldı, yeni kanun ve yönetmelikler yayınlandı, ana hiç bir şey değişmedi. Yine kurallara aykırı binalar yapıldı, yine küçük depremlerde bile binalar yıkıldı. Devletin imar aflarıyla verdiği oturma ruhsatları anlamsız kaldı.
ülkemizdeki bina stoğunun büyük bölümünün depreme dayanıksız olduğu düşünülürse halimiz içler acısı. Ama bu işi tek başına ne devlet çözebilir, ne de vatandaş, ne de yerel yönetimler. Devlet mevcut ekonomik yapısıyla bu kadar bina ile uğraşamaz ve sorun çözülemez.
Aydın Efeler ilçesine bakalım.
Adnan Menderes Bulvarında o günün şartlarında ve teknolojisinde 7 kat imar verilmiş. Kaç senesinde, 70-80'li yıllar. Tüm binalar bu tarihlerde yapıldı. Aynı şekilde Efeler İlçesindeki en eski bulvar olan Gazi Bulvarı da aynı türden bina stoğuna sahip. Özellikle Batı Gazi Bulvarı eski binalar yönünden öne çıkıyor. Zaten Efeler'in % 80'i eski bina. Batı Gazi Bulvarı'nda kız enstitüsüne kadar olan binalar hepsi eski. Bu binalar eski ama sahipleri elden çıkarmak istemez. Çünkü bu iki bulvar ve bağlantılı çevresi şehrin kalbi konumunda. Buraları en kalabalık ve en işlek bulvarlar.
Sadece buraları mı? Elbette hayır. Son zamanlarda çok sayıda resmi kurum binası yıkıldı. Ama sorun bitti mi? Mesela, il çevre şehircilik müdürlüğü binası depreme dayanıklı mı? Vardar işhanı, Sabuncuoğlu iş hanı, Esko depreme dayanıklı mı? Sanmıyorum. Buralarda binlerce esnaf var, yaşayan insanlar var, çarşı pazar dolaşanlar var.
Zaten yüksek katlı olan bu bölgedeki binaları geri dönüşüme sokmak zor, ama olanaksız değil. Yapılacak bir imar değişikliği ile bu alanlarda, ada boyutunda yapılacak kentsel dönüşümlerde 14-15 kat imar izni verirseniz sorun bir kaç yılda çözülür ve herkes mutlu olur. Belediyeler inşaat ruhsatlarından ve diğer harçlardan kazanır, ev sahipleri evleri yenileneceği için kazanır, müteahhitlik firmaları da, onlarla iş yapanlar da kazanır. 14-15 kat çok diyebilirsiniz, Aykonut projesinde, La Perla Projesinde, ve daha bir çok rezidans projelerinde bu yükseklikler verildi, sorun oluşturmaz. Deprem konusunda da ona göre beton ve kazık sistemi kullanılır, tıpkı deprem bölgesi olan İzmir'de olduğu gibi. Mühendisler C50 beton kullanarak betonarmeyi de kolaylıkla çözer, çift bodrum sistemini de, başka sorunları da. Bir çok müteahhitlik firması %50 ile bu işleri yapmak için sıraya girer.
Böyle yapılırsa 3-5 yılda bu alanlarda eski bina kalmaz, hepsi yenilenir, depreme dayanıklı olur, kentsel dönüşüm ivme kazanır. Batı Gazi Bulvarı üzerinde bazı yerler SİT olarak gözükmektedir. Buraları belediye ve devlet alır ve kendisi yeniler, böylece sorun kalmaz. Devlet yapamıyorsa, imar planında yapacağı değişiklik ile 4-5 kat imarlı şekilde halk müteahhide verilir, halk kendi depreme dayanıklı malının sahibi olur.
Bu topraklarda binlerce yıl çok sayıda medeniyet kurulmuş ve burada yaşamışlar. Bundan sonra da yaşamaya bizler ve bizden sonra gelecek olanlar yaşamaya devam edecektir. Elbette, uygun şartlar hazırlanırsa depremlerde kimsenin burnu bile kanamadan binlerce yıl daha bu topraklarda yaşarız.
Benzer imar planı değişiklikleri 6 Şubat depremi sonrasında Kayseri, Malatya, Antalya, Adana, Antep, Adıyaman ve Hatay çevrelerinde uygulandı. Şimdi oralarda 20 katlı binalar var. Yani, eski şehri yerinden kaldıramıyorsan, çözüm bulacaksınız. Herkesin malı değerli ve kendisi için önemlidir. Halkın malını ve canını korumak gerekir. Böylece, şehir, modern ve sağlıklı olur.
Sorun belli, çözüm belli, ama çözecek irade gerekiyor. Bu iradeyi gösterebilecek yönetim var mı? Göreceğiz. Biz örneği Efeler ilçesi özelinde verdik ama, tüm ilçelerde benzer sorunlar var. Ama çözecek irade var mı? Bunu zaman gösterecek.
"Doğaya karşı işlenen bir suçun öcü, insan adaletinden daha zorlu olur." (Dostoyevski)





