Dolar44.5959 TL
Euro52.1683 TL
Sterlin59.9877 TL
Aydın 11.9 °C
Açık

19 Mart Yargı Darbesi

  • 0
  • 424
Yazı Boyutu:
19 Mart Yargı Darbesi
İktidar hastalığı tedavisi olmayan bir hastalıktır. Yakalanmaya görün, iktidarda kalmak için akla hayale gelmeyecek işleri yaparsınız.
Bir de darbeciler var. Hem iktidarı ele geçirmek, hem de iktidarını korumak için darbe yapanlar vardır. Bu darbeciler çeşitli şekillerde Osmanlı döneminde bile görülmüştü.
1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti 1946 yılına kadar tek partili hükümet ile yönetildi. 1950 yılında ise iktidar el değiştirdi. 27 Mayıs 1960 tarihinde İlk askeri darbeye tanık olduk. Başarılı olan bu darbe girişiminden sonra iktidarda olanlar yargılanarak suçlu bulunmuştu.
Bu başarılı askeri darbeden sonra Talât Aydemir öncülüğündeki bir grup asker, 22 Şubat 1962 ve 20 Mayıs 1963'te iki başarısız askerî darbe girişiminde bulunmuştu.
Görünürde daha az etkili, ama gerçekte çok sayıda insanı etkileyen 12 Mart 1971 darbesi gerçekleşmiş, iktidar değişmişti.
Etkilediği insan sayısı bakımından en geniş kapsamlı askerî darbe 12 Eylül 1980 tarihinde yapılmış, tıpkı 1960 darbesinde olduğu gibi yeni Anayasa ve yönetim sistemi getirilmişti.
28 Şubat 1997 tarihinde ise Post-modern olarak adlandırılan bildiri ile yönetime darbe yapılmıştı.
5-7 Mart 2003 tarihinde Balyoz Davası, 20 Ekim 2008'de başlayan ve 1 Temmuz 2019 tarihine kadar süren Ergenekon Davası ile 17-25 Aralık 2013 tarihlerinde gündeme gelen Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu farklı şekillerde gerçekleşen, farklı darbe girişimleri olarak hafızalarda yer etti.
Bunların büyük bölümünü zamanında iktidar tarafından desteklenen, hatta; "Ne istediler de vermedik" dedikleri Feto tarafından gerçekleştirildi.
15 temmuz 2016 tarihinde ise Feto tarafından gerçekleştirilen, ancak başarılı olamayan bir askeri darbeyle karşılaştık. Bu darbe girişiminin iki tarafı aslında aynı düşüncede olmasına rağmen çıkarların çatışması darbe girişimine neden olmuştu.
19 Mart 2025'te Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alındığı tarihi ise "Yargı Darbesi"olarak tarihteki yerini aldı.
Aslında ülkedeki yargı darbesi, Ergenekon Davasıile başlamıştı. Kurulan kumpaslar, sahte ses kayıtları, önceden yüklenen deliller vs ile birçok masum kişi hakkında hüküm verilmişti. Bu süreç günümüze kadar benzer davalarla devam etti. Bsğomdızlıpını yitirmiş bir yargı sistemi ile istenilen kişi ve kurumlar çabucak bertaraf edildi.
19 Mart'ta, Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi'nde yargı yoluyla Chp'nin Cumhurbaşkanı adayına darbe yapıldı. Ortada örgüt ve benzeri bir durum yokken, halkın iradesi hiçe sayılarak İmamoğlu gözaltına alındı. Ekrem İmamoğlu’na ve diğer mağdurlara karşı yürütülen yargı süreci, açıkça bir yargı darbesidir. Bu darbenin, 15 Temmuz kalkışmasından hiçbir farkı yoktur. Unutulmamalıdır ki adalet bir gün herkese gerekecektir.
CHP bu süreçten daha fazla konsolide olmuş ve daha da güçlenmiş şekilde çıkacak, yargı darbesine cevabını sandıkta verecektir. O gün geldiğinde bu darbeyi yapanlar tarihte örnekleri görüldüğü gibi ülkeden kaçacak ve onların ismini kimse hatırlamayacaktır.
Adalet olmadan hiç bir şey olmaz.
"Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunmaz." (M. Kemal Atatürk)
YORUM YAZ
Whatsapp İhbar Hattı